Biyolojik Kanser Tedavisi

BİYOLOJİK KANSER TEDAVİSİ

Kanser hastalığı zorlu bir hastalıktır ve çok kapsamlı bir tedavi konsepti gerektirir. Biyolojik kanser tedavisi Almanya’da on beş yıldır uygulanmakta olan ve başarı oranının yüksek olduğu bir tedavi metodudur.

Kanser hücreleri hem genetik olarak hem de metabolizmaları ile sağlıklı hücrelerden farklılardır ve bu farklılığı tedavide kullanabiliyoruz.

Kanser kontrol konseptinin merkezini intravenöz yani damardan tedaviler oluşturur.

Savaşcı ajanlar olarak adlandırdığımız yüksek dozaj ve maksimum saflıkta damardan enjekte edilen Vitamin B 17, Vitamin C ve Kurkumin kombinasyonları direkt olarak kanser hücrelerine etki eder.

Bu serumlar bir çok bilimsel araştırmalarda da tespit edildiği üzere kanser hücresinın metastaz atmasına engel olur ve metabolizmasının yavaşlamasını sağlar. Almanya’da uzun yıllardır uygulanan bu metod başarı ile sonuç gösteren bir çok tecrübe ile sabittir.

Tedavi, hastaya savaşçı ajanlarının damardan direkt olarak kan dolaşım sistemine verilmesiyle başlar.

Kemoterapiyle kıyas edildiğinde yüksek toksitite, yani zehirlenme yan etkileri, olmadığı gibi uzun vadeli kullanımda direnç oluşumu çok daha azdır. Bu tedavinin en büyük avantajı; verilen ilaçlar beden tarafından çok iyi bir şekilde kabul edilir olması. Ajanlarımız yan etki ve organ hasarı olmaksızın doğrudan kanser hücrelerine ulaşır, yüksek oranda etki eder. Hastanın hayat kalitesi yükselir.

Kanser hastalığın tedavisi neden zordur?

Kanser hastalığı kompleks bir hastalık olduğundan birçok yönden incelenmesi gerekir: Genetik mutasyonlar, kanser hücrelerinin bozuk metabolizması, asit ortam, kronik enflamasyon, bağışıklık sisteminin bozuk cevabı, bağırsak mikrobiata bozukluğu, mitokondrilerde enerji üretim bozukluğu, hücresel açlık, hücresel oksijensizlik. Bütün bu hastalık oluşturabilen faktörler birbirini destekler. Bu sebeple sadece kanser hücrelerini kemoterapiyle öldürmek yeterli gelmeyebilir. Nitekim kanser hastalığının oluşumunun temelinde ciddi anlamda işlevsel bozukluklar vardır. Biz kliniğimizde sağlıklı hücrenin biyolojisi ve kanser hücresinin biyolojisini saptadıktan sonra çok yönlü bir tedaviye adım atıyoruz.

Kliniğimize özel konseptimiz olan biyolojik kanser tedavisinde kanser savaşçılı ajanalrı saf ve yüksek dozajda damar yoluyla direkt olarak kan dolaşımına enjekte ediyoruz.  Bu kanser savaş ajanları üç etken maddeden oluşur:

  1. Amygdalin vitamin B17
  2. Kurkumin
  3. Vitamin C

Biyolojik kanser tedavisinin diğer önemli kolu eksik olanı tekrar yerine koymak üzere kuruludur. Hayati önem taşıyan vitamin, mineral ve aminoasitleri hastamıza damar yoluyla veriyoruz.

Hastamızın enerjisi bu şekilde yüksek kalıyor  ve iyileşme sürecine destek veriyoruz.

Ayrıca bedenden ağır metal atımının en temel tedavisi olan Şelasyon tedavisini ileriki süreçlerde hastamıza uyguluyoruz.

Neden Biyolojik Kanser Tedavisini Tercih Etmeliyim?

Birçok kanser tedavisinin çok ağır yan tesirleri vardır ve hastanın hayat kalitesini ciddi anlamda düşürür. Biyolojik kanser tedavisinde hayat kalitesi düşürülmeksizin hastanın sağlığı göz önünde bulundurularak tedavi uygulanır.

Kanser savaşçı ajanlarımız kan yoluyla bedene verilir ve kanser hücrelerine direkt ulaşır ve etkenliğini gösterir.

Aynı zamanda bağışıklık sistemi beslenme değişikliği ve damardan vitamin desteğiyle güçlendirilir ve böylelikle kanser üzerine kontrolü tekrar sağlamak hedeflenir.

Kemoterapi gibi toksik ilaçlar bedenin sağlıklı hücrelerinde özellikle bağışıklık sisteminde olumsuz etki gösterir. Kanser tedavisinde bağışıklık sistemi çok önemlidir. Fakat modern tıpta kişisel beslenme unsurları ve ek tedaviler hakkında bilgi verilmez, biyolojik sistemlerin düzenlenmesi ve dengelenmesi dikkate alınmaz.

Modern tıpta senelerdir kanser tedavisiyle ilgili birçok yenilikler uygulanıp denendiği halde kanser hastalarının ölüm oranı düşmediği gibi son zamanlarda yükselme de meydana gelmiştir. Modern tıpta kanserli hücrelerin genetik değişimleri ön plandadır fakat kanser hücreleri, mutasyona uğradıkları için hasta kanser tedavilerine kısa süre içinde cevap veremez. Çünkü kanser hücrelerinin bozuk metabolizması gözardı edilir ve birçok doğal etken maddeler patentlenemediği için araştırmalara konu olmaz. Bizim kliniğimizde uyguladığımız biyolojik kanser tedavisi hastanın kişisel beslenme planı da göz önüne alınarak/düzenlenerek uygulanır. Böylelikle kanser hücresinin yok edilmesi amaçlanırken hastanın hayat kalitesi de düşmez ve bağışıklık sistemi olumsuz anlamda etkilenmez.

Biyolojik Kanser Teadvisi Bedene Ne Yapar?

Biyolojik kanser tedavisi ile kanser hücrelerinin beslenme yolları ve iletişim yolları bloke edilir, kanser hücrelerinin gücü, hızı kesilir. Böylelikle bağışıklık sistemi, modern tıbbın ilaçlarına karşı hem daha duyarlı hale gelir hem de kuvvetlenir. Biz kliniğimizde kanser hücresinin yok olmasını amaçlarken aynı zamanda bu kuvvetli tedavi esnasında hastanın yaşam kalitesini de göz önünde bulundurarak biyolojik sistemlerini de güçlendiriyoruz; bağırsak florası, karaciğer kuvvetlenmesi, ağır metal temizliği, mitokondriyal enerji üretimi, bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesi, vitamin ve mineral depolarının desteklenmesini sağlıyoruz. Böylelikle beden uzun vadeli kanser hücrelerine karşı kontrolü tekrar ele alıyor. Tedavi gören hasta da güçten düşmüyor.

Almanya’da uzun süredir başarılı sonuçlarla uygulanan bu tedavi metodunu Türkiye’ye getirdik. Kliniğimizde bütüncül bir konsept izleyerek detaylı bir ön görüşme, tetkik ve muayene sonucunda kişiye özel tedavi protokolü oluşturuyoruz.

Kanser Tedavisinde Amygdalin B17;

Vitamin B17 acı kayısı çekirdeklerinden elde edilir.

Doğal etken maddesi direkt kanser hücrelerine etki eder.

Kliniğimizde yüksek saflıkta damar içine enfüzyon olarak verilir.

Almanya’da on beş yıldır uygulanmakta olan bu tedavide başarı oranı çok yüksektir.

Kanser hücrelerine karşı geniş etkinlik yelpazesine sahiptir ve bedene iyi uyumuyla kanser tedavimizin temelidir.

Kanser tedavisinde Kurkumin

Zerdeçalın özü olarak bilinen Kurkumin biyolojik kanser tedavisinde önemli bir ajandır.

Enflamasyon ve kanser büyümesinde ki ana motoru inhibe eder.

Programlı hücre ölümünü başlatır.

Sağlıklı hücreleri kemoterapi ve ışın tedavisinin yan etkilerinden korur.

Bağışıklık sistemini aktive eder.

Kemoterapi duyarlığını arttırır: Doxorubizin, 5-FU, Taxol/Abraxane, Vincristin, Vinorelbin, Gemcitabine, Cisplatin, Oxaliplatin, Etoposid

Kanser tedavisinde Yüksek Doz Vitamin C

Yüksek Doz Vitamin C kanser tedavisinde bağışıklık sistemini aktive etmeye fayda sağlar. Kliniğimizde amacımız Vitamin C’yi antioksidan olarak vermek değildir. Yapılan araştırmalar sonucunda damardan otuz gramdan fazla verilen Vitamin C’nin hidrojenperoxid kanser hücrelerinin içine dolduğu ve öldürücü bir etkisinin olduğu saptandı. Kanser hücrelerinin hücre zarları deliklidir ve Vitamin C hücre içine sağlıklı hücrelere nazaran daha fazla girebilir. Ayrıca kanser hücrelerinde koruyucu enzim olan katalaz ve dismutaz miktarı azdır. Bu sebeple kanser hücreleri, hidrojenperoxidin öldürücü etkisine karşı kendilerini korumada güçlük çeker.

Kanser Tedavisinin Etkili Savaşçısı Olan Amygdalin B17 nedir?

Vitamin B17 acımsı bir maddedir. Badem çekirdeği, kayısı çekirdeği, kiraz ve erik gibi meyvelerin tohumunda bulunur. Bu madde bitkileri ve bitki tohumunu zararlı dış etkenlerden korumaya yarayan zehirdir. Biyolojik kanser tedavisinde hedefimiz, Amygdalin B17 ile kanserojen hücrelere etki edip sağlıklı hücreleri koruma altına almaktır. Acı kayısı çekirdeklerinden elde edilen vitamin B17 bunun için ideal bir ajandır. Çünkü zehirli etkisini sağlıklı dokulara zarar vermeden direkt olarak kanser hücrelerinde gösterir. Bunun sebebi kanser hücrelerinde enzim beta glukozidazın 1000x fazla olmasıdır. Amydalin vitamin B17 yalnızca enzim beta glukozidaz olduğunda zehrini oluşturabilir. Böylelikle zehirli etkisi yalnızca kanser hücresinde görülür. Etken madde, su ve beta glukozidaz ile etkileşime geçtiğinde zehire dönüşür; zehirli siyanür, kanser hücresinin göbeğinde birikir  ve ölümünü tetiklemeye yol açar. Koruyucu enzim olan rodonaz kanser hücrelerinde 30x kat daha az bulunur ve bu sebeple kanser hücresi kendisini zehir olan siyanüre karşı koruyamaz.

Kanser Tedavisinde Amygdalin B17 Nasıl Uygulanır?

Biyolojik kanser tedavisinde vitamin B17 yalnızca infüzyon olarak saf bir şekilde damar yoluyla hastaya uygulanır. Böylelikle direkt olarak kana karışması sağlanır. Almanya’da uzun yıllardır uygulanan bu tedavi yöntemi, düzenli kontrolün de şartıyla metastaz oluşumunu engeller ve hastalığın ilerleme hızını durdurur. Yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde kanser tedavisinde vitamin B 17, kurkumin ve yüksek doz C vitamini kombinasyonu ile başarı sağlanır. Her hastalık kişiye özel ve farklı olduğundan tedavinin detayı ön görüşmede görüşülüp gerekli tetkikler ve muayeneden sonra doktor kontrolü ile başlar.

Vitamin B 17 kanser hastalığında ne kadar etkilidir?

Frankfurt Üniversitesi’nde vitamin B 17’nin etkinliği ile ilgili araştırmalar uzun yıllardır devam etmektedir. Araştırmalar, kanser hücrelerine karşı vitamin B 17’nin metastazı durdurucu ve inhibe edici etkisini kanıtlamıştır. Almanya’da uzun senelerdir uygulanan vitamin B 17 tedavisinin, edinilen tecrübeler doğrultusunda hastalığın seyrini stabil hale getirdiği ve  ilerlemesinin durdurduğu tespit edilmiştir.

HİPERTERMİ TEDAVİSİ

Hipertermi tedavisi kemoterapi, ışın tedavisi ve biyolojik kanser tedavisinin etkisini kuvvetlendirmeye destek olan bir tedavi metodudur. Direnç oluşturmuş kemoterapilere dahi etki eder. Aynı zamanda ağrı dindirici, ruh halini yükseltici ve ağır metalleri atmada da etkilidir.

Tedavi nasıl yapılır?

Hipertermi tedavisinde beden ısısı 38,5- 40,5 dereceye kadar yükseltilir. Normal ateş de olduğu gibi güçlü bir bağışıklık sistemi aktivleşmesi oluşur. Bilimsel araştırmalar 39,5 derece ateşlenmenin kanser hücrelerini durdurduğunu gösterdi. Paraselsus: “Bana ateşlenme yaratmanın sırrını verin bende sizin tüm hastalıklarınıza şifa bulayım” demiş.

Tedavinin etkenliği nedir?

Isınma ile beraber kanser hücrelerinde oksijen eksikliği oluşur hücre metabolizması bozulduğundan hücre ölümü programlı olarak gerçekleştirilir. Tümör hücrelerini bağışıklık sistemi için tanımaz fakat ısı ile beraber hücrelerin görünümü değişir, yüzeylerinde proteinler oluşur ve bağışıklık sistemi bu noktada hücreleri tanıyıp yok eder. Sağlıklı hücreler yüzeylerinde ısı proteinleri oluşturmaz . Hipertermi, kemoterapi ve ışın tedavisindeki etkenliği arttırabildiği gibi oluşan dirençleri de kırabilir. Nitekim yirmi beş  seneyi aşkın süredir hipertermi araştırılıp geliştirilmektedir ve modern tıp ekolünün kanser tedavisinin dördüncü ayağı olma niteliği taşır. Konuyla alakalı olarak Münih Üniversitesi’nde Prof. Dr. Issels yumuşak doku sarkomlarında çok iyi sonuçlar elde etmişti

×

 

MERHABA!

İletişime geçmek için butona tıklaman yeterli...

×